Top

ONUN GÜLÜŞÜ BENİ HAYATA BAĞLIYOR

ONUN GÜLÜŞÜ BENİ HAYATA BAĞLIYOR

Yetim sponsorluk sistemi kapsamında WEFA Uluslararası İnsani Yardım Organizasyonu, dünyanın dört bir yanındaki yetim çocukların ihtiyaçlarını gidermek amacıyla gerçekleştirdiği yetim çalışmaları ile yardımlarını yoksul yetimlere ulaştırmaktadır. Nazım, Moğolistan’da yardım ulaştırdığımız yetimlerden sadece biri. Dünya Engelliler Günü vesilesiyle yüz yüze tanışma imkanı bulduğumuz Nazım henüz 6 yaşında. Doğuştan engelli olan Nazım’a hem maddi hem de manevi destek olmak amacıyla 2017 yılından bu yana WEFA’nın yetim sponsorluğunda gerekli yardımlar ulaştırılıyor.

Doğum günü sebebiyle evinde ziyaret ettiğimiz hem engelli hem yetim olan minik Nazım’a keyifle oynaması için bir boyama kitabı hediye ediyoruz. Bu sırada minik Nazım da büyük bir neşe ile alkış tutarak bizlere teşekkür ediyordu. Ardından bu masum yetimimizi hem daha yakından tanımak hem de 3 Aralık Dünya Engelliler Günü vesilesiyle sizlere minik yetimimizi ve öyküsünü tanıtmak amacıyla Nazım’ın annesi Amangül Bergen ile kısa bir sohbet gerçekleştiriyoruz.

Bizlere biraz kendinizden ve ailenizden bahsedebilir misiniz, Amangül Hanım?


Eşimi, 2017 yılında bir trafik kazası sebebiyle kaybettim. İki kızım var ve birisi doğuştan engelli. Eşimin ölümünden sonra çok zor zamanlar geçirdik. Her ne kadar çalışsam da yetim kalan çocuklarıma ve kendime yetecek kadar maddi gücüm yoktu. Üstelik Nazım engelli ve küçük olduğu için sürekli bakıma muhtaç. 60 yaşlarında bir annem var. Zaten ondan başka da çocuklarımı emanet edebileceğim birisi yok.

Nazım’ın engelli olduğunu nasıl öğrendiniz?


Nazım henüz 7 aylıkken dünyaya geldi. Kız çocukları nazlı olur diye “Nazım” ismini verdik. Küçük kızımız bir yaşına gelene kadar engelli olduğunu fark edemedik ama sonrasında davranışlarında bir faklılık hissettim. İlk başta bir anlam verememiştim. Sonra yüksek ateş ve uykusuzluk sebebiyle Nazım’ı doktora götürdük. Doktorların muayenesi sonucu kızımın zihnen ve bedenen engelli olduğu ortaya çıktı. Meğer kızım doğuştan engelliymiş ve hiç bir zaman yürüyemeyecekmiş.

Kızınızın bu durumunu öğrendiğinizde neler hissettiniz?


Belki de dünyanın en zor şeyi, evladının hastalığı karşısında bir anne olarak çaresiz kalmak. Doktorlar çocuğumun en fazla bir ay daha yaşayabileceğini, yaşasa dahi zihnen ve bedenen engelli kalacağını söylediler. Bunları öğrendiğimde adeta yıkılmıştım. Evladının asla yürüyemeyecek olduğunu bilmek bile tarifi olmayacak bir acı. Sanırım beni en iyi anneler anlayabilir.

Engelli çocuğu olan ebeveynlerin daha farklı sorumlulukları oluyor. Siz bu süreçte nasıl zorluklarla karşılaştınız ?


Engelli bir çocuğumun olduğunu öğrendikten sonra benim için daha zorlu bir hayatın başladığını fark ettim. Güzel bir aile ortamına da sahiptik; ancak babalarının ölümünden sonra çocuklarım bir de yetim kalmıştı. Artık bir yandan çalışırken bir yandan da çocuklarımla ilgilenmeye çalışıyordum. Çocuk sahibi olan anneler ve babalar, çocuklarının büyüyeceklerini, yaşlanınca onlara bakacaklarını ve yaşadıkları topluma faydalı olacaklarını planlarlar. Bir fidan dikersiniz ve o fidanın büyüyerek bir ağaç olmasını seyrederek o ağacın altında gölgelenmek istersiniz. Bense ömür boyu kızım için bir ağaç olmak ve onu tüm kötülüklerden korumak zorundayım. Bunun büyük bir sorumluluk olduğunun fakındayım. Tek isteğim yavrumun acısız bir yaşam sürmesi. Bu yüzden kızımı anne şefkatiyle sarmak ve kızımın yüzünde tebessümünü görmek bile benim için bir şükür vesilesi.

Peki, engelli annesi olmanın sizin için bir zorluk olduğunu düşünüyor musunuz?


Kızımın engelli olması elbette hem ruhsal hem de fiziki stresi beraberinde getiriyor. Ancak bunu kesinlikle bir zorluk olarak görmüyorum. Hem çalışıp hem de çocuklarımla ilgilenmek her ne kadar zor olsa da olumsuz düşüncelere boğulmak istemiyorum. Aksine hem engelli hem de yetim annesi olarak bu durumun beni daha iyi bir anne ve daha iyi bir insan olma yolunda eğittiğini düşünüyorum. Zira engelli bir çocuğum olması hayli zorluyken çocuklarımın bir de yetim kalması benim de hayata onlar için daha sıkı tutunmamı sağladı. Hırslarımı törpüledi ve dizginleştirdi. Bütün çocuklar koşup oynarken benim çocuğumun eve mahkum olması canımı çok acıtsa da onun için mücadele etmemi sağladı.

Biraz Nazım’dan bahsedebilir misiniz? Nasıl bir çocuk Nazım?


Minik Nazım’ın hiç bir şeyden haberi yok. Oldukça da hareketli bir çocuk. Biricik kızım gülümseyince her şeyi unutuyorum. Onun gülüşü beni hayata bağlıyor. Doktorların “Çok yaşamaz.” dedikleri Nazım şimdi 6 yaşında. Tüm ihtiyaçlarını elimden geldiğince karşılamaya çalışıyorum. Minik kızımın en çok eğitime ihtiyacı var ama benim çocuğumu hiçbir okul kabul etmiyor. Annem bir ara Nazım’ı anaokuluna götürmüş. Anaokulundan eve gelen Nazım, anneannesine “Babam neden gelmiyor.” demiş. Engelinden haberi olmasa da Nazım’ın yetim ve kimsesiz kaldığını hissetmesi belki de en çok canımı acıttı. Nazım, yaşadığı müddetçe benim sevgi ve şefkatime muhtaç ve ben şefkatin her şeyden çok iyileştirici güce haiz olduğuna inanıyorum.

Peki, WEFA Uluslararası İnsani Yardım Organizasyonu ile yolunuz ne zaman kesişti?


WEFA, Moğolistan’da sürekli olarak yetimlere ve ihtiyaç sahiplerine yardım yapıyor. Eşimi kaybettiğim yıl, başta Nazım olmak üzere çocuklarımın yetim kaldığını öğrenmeleri üzerine bizlere hem maddi hem de manevi destek ulaştırdılar. Onlara ne kadar teşekkür etsem az. Hiç bir karşılık beklemeden bizlere yardım eli ulaştırmaları benim için gerçekten çok kıymetli. WEFA’nın yetim sponsorluk sistemi ile bizlere ulaştırdığı yetim bağışları sayesinde küçük engelli kızımın ilaçlarını alabiliyor ve birçok ihtiyaçlarını karşılayabiliyorum. Nerede olursa olsun yetimlere yardım ulaştırarak bizlere el uzatan herkesten Allah razı olsun.

Son olarak iletmek istediğiniz bir şey var mı?


Benim hem imtihanım hem de hayattaki en büyük mutluluğum minik kızım Nazım. Yetim kalan çocuklarımı babasız büyütsem de onların yüzündeki tebessüm beni hayata bağlıyor. Hem yetim hem engelli bir çocuğun ayak sesleri tüm kötülükleri bastırır. Bu yüzden Nazlı kızım Nazım’dan yola çıkarak bir temenni de bulunmak istiyorum. Çocuklar gülsün ki bu hayatı huzur kokusu sarsın.