Top

Bosna- Gönüllü duyguları

Bosna- Gönüllü duyguları

WEFA GÖNÜLLÜ EKİBİ İLE BOSNA HERSEK’TE MÜLTECİLERE SICAK YEMEK YARDIMI

 

Bu hikâye, savaşların ve yoksulluğun getirdiği ölüm korkusundan kendilerine sıcak bir yuva bulma umuduyla Avrupa ülkelerine sığınmaya çalışan çaresiz mültecilere ait. Suriye, Irak, Pakistan, Fas ve Cezayir’den yalın ayak ve biçare umut için yola koyulan mülteciler Bosna Hersek’in Tuzla ilinde mülteci kamplarında yaşam mücadelesi veriyorlar.

 

Kış aylarının gelmesi ile çaresiz mülteciler için yaşam daha zorlaşmış ve kış mevsimi pek çok sıkıntıyı da beraberinde getirmiş. Temiz suyun dahi bulunmadığı Bosna-Hersek mülteci kamplarında, mülteciler ateş yakarak ısınmaya ve karınlarını doyuracak bir şeyler pişirmeye çalışıyorlar.

 

ÇARESİZLİK İÇİNDE KALAN MÜLTECİLERİN DRAMI

 

Daha iyi bir gelecek umuduyla yola çıkan mültecilere sıcacık bir yardım götürmek adına, WEFA Uluslararası İnsani Yardım Organizasyonu olarak bizler de Bosna-Hersek’e doğru yola koyulduk. Tuzla ilinde mülteci kampına vardığımızda mülteci kardeşlerimizin yaşadığı çaresizlikle bizzat karşılaştık. Bu soğuk ve çamurlu ortamda kendilerini bir yandan sıcak tutmaya çalışırken bir yandan da daha iyi bir gelecek için dua ediyorlar.

 

WEFA ekibi olarak 2019 yılının aralık ayında yine Bosna-Hersek’e giderek insani yardımda bulunmak amacıyla mültecilere sıcak yemek dağıtımına başladık. Dondurucu soğuklarda çadırlarda yaşayan mülteci kardeşlerimize sıcak yemek yardımında bulunduk.

 

Sıcak yemek yardımlarının yanı sıra 200 kişiye de hijyen paketi dağıtan WEFA ekibi, yanında getirdiği kıyafet yardımlarını da Bosna-Hersek partner yardım kurumu aracılığıyla dondurucu soğukta kalan mültecilere ulaştırdı.

 

WEFA ekibini gören ihtiyaç sahibi mülteciler tüm hazırlıklarımız sona erene kadar sıra sıra dizilmiş bizleri bekliyorlardı. Üşümüş bebekleri için mont arayan anneler, kendine uygun ayakkabı bulmaya çalışan gençler ve erkekler… Ne evleri ne de sıcak yatakları olan çaresiz mülteciler, kendileri için özel yapılan yerlerde yıkanıp temizleniyorlar ve varsa yalnızca oradaki hijyen ürünlerini kullanabiliyorlardı.

 

GÖNÜLLÜ KARDEŞLERİMİZ GÖZÜNDEN BOSNA HERSEK MÜLTECİ KAMPI

 

Bosna-Hersek’in Tuzla ilinde 2019 yılının aralık ayında başlayan ve 2020 yılının mart ayına kadar devam edecek olan mültecilere yardım çalışmaları kapsamında WEFA ekibi ile gönüllü hayırsever kardeşlerimiz de 2-5 Ocak 2020 tarihlerindeki çalışmalara katılarak, mültecilerin yaşadıkları drama şahit oldular.

 

“MÜLTECİ OLMAK BİR TERCİH DEĞİLDİR”

 

“Komşusu açken tok yatan bizden değildir…”

 

Bu yola gönül koyarak WEFA gönüllüsü olduğumdan beri, bu anlamlı ve kutsal hadîs-i şerifi yaşatmaya çalışıyoruz. Bosna Hersek’te yoksul ve çaresiz mültecileri gördüğümde bu yaşananların gerçek olmamasını ummuştum. Her şey sanki trajik bir film sahnesi gibiydi.

 

Sıcak bir kap yemek için sıraya girmiş çaresiz insanlar… Üstelik -10 derecelik dondurucu soğukta ve tren garının etrafında yeni bir gelecek umuduyla hayat mücadelesi veren mülteciler bir kap yemeğe muhtaçlar. Toplama kamplarında hayat onları bir yerden bir yere savuruyor. Burası ise onlar için sadece bir durak iken, bizim içinse bir imtihan durağı!

 

Sırada bekleyen yardıma muhtaç bu mazlum insanların bakışlarında bir mahcubiyet, bir çaresizlik var. Onların bakışlarındaki mahçubiyet benim de içimi eziyor. Her biri yemeklerini aldıkça bizlere teşekkür ediyordu. Oysa biz onlara teşekkür etmeliyiz. Şükretmenin önemini, rızkı ve mücadelenin ne olduğunu burada onlardan öğreniyorduk. Sonra düşünüyorum… Ülkelerindeki savaşlardan ve yoksulluktan kaçarak daha iyi bir gelecek hayaliyle gelmişler. İyi şartlarda yaşamak herkesin hakkı değil miydi zaten! Burada emin oldum ki, mülteci olmak bir tercih değildir…

 

GÖNÜLLÜ MİNA YAŞAR

 

“BİÇARE İNSANLARA YARDIM”

 

Bosna-Hersek’e doğru WEFA ekibiyle yola çıkmıştık. Mültecilere sıcak yemek dağıtımının yapıldığı Tuzla iline vardığımızda ailelerinden kopup buralara gelen ve umut arayan insanların yoksulluğuna şahit olduk. Burada insanlar unutulmuş ve bir köşeye sıkışıp kalmıştı. İstedikleri tek şey daha iyi yaşam koşullarıydı.

 

Burada olmak ve onlara yardım eli ulaştırma fırsatına sahip olmak bizim için her ne kadar huzur dolu olsa da fotoğraflara baktıkça onlar için kederleniyorum.

 

WEFA ile Bosna-Hersek mülteci kampına gönüllü olarak gittiğimde sizlerin emeklerinin ne kadar değerli olduğuna şahit oldum. Burada arafta kalmış insanlara her şeyden önce sevgi götürdünüz ve onların unutulmadıklarını hatırlattınız.

 

WEFA sayesinde biçare insanlara yardım ulaştırıldı. Ve yine sizler sayesinde insan olmanın ne demek olduğunu hatırladık. Bana ve eşime böyle bir projeye katılmamıza ve başkalarına yardım ulaştırmamıza fırsat sunduğu için WEFA’ya ne kadar teşekkür etsek az. Rabbim inşallah tekrarını nasip eder ve daha çok insana iyilik ulaştırabilir.

 

GÖNÜLLÜ SEDA AKYÜZ

 

“BURADA YAŞANAN DRAM UNUTULABİLİR GİBİ DEĞİL!”

 

Bosna-Hersek’e doğru gönüllü olarak yola koyulduğumuz andan beri büyük bir heyecan içindeydim; çünkü ilk defa bir yardım organizasyonunda görev alıyordum ve Bosna-Hersek’te beni nelerin beklediğinden bihaberdim.

 

Herkes hayatında küçük de olsa bir bağışta bulunmuş veya birisine yardım eli uzatmıştır mutlaka. Ancak mültecilere yardım götürmek amacıyla gönüllü olarak bir yardım çalışmasında bulunmak ise kesinlikle çok başka bir deneyimdi benim için. Bosna-Hersek’e vardığımızda hemen tren garının yakınında bulunan mülteci kampını ziyaret ettik. O insanların gözlerindeki çaresizlik hâlâ gözümün önünden gitmiyor.

 

Mülteci kardeşlerimizin yaşadığı sıkıntıları haberlerde izliyoruz; ancak yaşanan sıkıntılar bizlere gösterilenlerden çok daha fazlası. Onlar hayatta kalabilmek için vatanlarını arkada bırakmak zorunda kalmışlar. Buraya gelmeden önce aklımdan başka şeyler geçiyordu; ancak fark ettim ki, burada bulunan bunca insanın mülteci olmak istediğini söylerek kendimizi kandıramayız. Özellikle de burada bulunan bunca muhtacın gözlerinin içine baktığınızda ne üzerinize yüklenen sorumluluğu ne de onların yaşadıklarını unutmanız mümkün değil.

 

Ben de onları asla unutmayacağım… Evime geldiğimde ne kadar sıcak ve güvenli bir ortamımın olduğunu fark ettim. Hâlbuki bunca mülteci insanın da öncesinde huzurlu ve sıcak bir evleri vardı. Şimdi ise sadece kaderin cilvesini yaşıyorlardı belki de.

 

Hayatımdaki ilk gönüllülük deneyimim olan Bosna-Hersek mülteci kampında, pozitif enerjisiyle etrafına neşe saçan birçok insanla tanıştım. Yaşanan bu çaresizlik karşısında gözlerimizin dolduğu sırada, onlar bizleri mutlu etmeye çalıştı. Utanmıştım… Ben güvenli  bir ortamda yaşam sürerken onlar ise sığınacak bir evleri dahi olmaksızın en temel haklardan yoksun şekilde yaşama tutunmaya çalışıyorlar.

 

Onlar sadece savaşlardan ve ülkelerinde yaşanan olaylardan kaçarak aileleri için daha güvenli bir yer arıyorlar. Kaçmak ve mülteci olmak burada yaşayan insanların tercihi değil.

 

Ben de bir öğrenciyim. Bağış yapabilecek çok param yok; ama düzenli olarak 10 Euro bağışlayabiliyorum. Gördüm ki, burada bulunan insanlar bizlerin yardımlarına gerçekten muhtaçlar ve WEFA’nın yardımlarına oldukça güveniyorlar.

 

GÖNÜLLÜ BÜŞRA DÜLGER

 

“KALBİM ORADAKİ GENÇLERLE KALDI.”

 

İlk defa böylesine anlamlı bir organizasyonla bir yardım programına gönüllü olarak katılma fırsatı buldum. Bosna-Hersek’te yer alan mülteci kampında yaptığımız yardımlar vesilesiyle her ne kadar gururlu ve mutlu olsam da orada yaşananlar için çok ama çok üzgünüm.

 

Bir kere daha anladım ki sahip olduklarımız için ne kadar şükretsek de burada yaşam mücadelesi veren mülteci kardeşlerimizin dramı karşısında az kalıyor. Onları düşündükçe kederleniyorum. Kalbim, orada; umut arayan gencecik yavrularımızla kaldı.

 

Vatanlarından kopmuş gelmiş bunca insanın evleri, gidebilecekleri bir yerleri dahi olmaksızın, başkalarının getireceği bir kap yemeğe muhtaç hâlde yaşamaları beni derinden etkiledi. Ne yazık ki, bu yaşanan trajediyi anlatacak kelimeler dahi bulamıyorum.

 

Yüce Allah’tan dilerim ki, kimseyi evsiz ve yurtsuz bırakmasın ve orada kimsesiz kalan mülteci kardeşlerimizin yardımcısı olsun. Dilerim ki, bizlere de onlar için daha çok hayra vesile olmayı nasip etsin.

 

GÖNÜLLÜ SERPİL YASEMİN

 

“BU BİZİM İNSANLIK VAZİFEMİZ”

 

Bosna-Hersek’in Tuzla kentinde bir tren garında çadırlarda yaşam mücadelesi veren kardeşlerimizi ziyaret etmek onlara sıcak yemek yardımında bulunmak için WEFA ekibiyle buralara kadar geldik. Buradaki insanların durumları gerçekten içler acısı. Her ne kadar bu insanlar bir şekilde yurtlarını terk etmek zorunda kalmışlarsa da “Burada yardıma muhtaç hâlde bulunan insanlara nasıl yardım ulaştırabiliriz?” sorusunun asıl konumuz olduğuna inanıyorum. Bu yüzden de bu yaşanan dramın nasıl iyileştirilebileceği Allah’ın izni ile onlara yardım eli ulaştıracak bizlerin de elinde olduğunu düşünüyorum.

 

Buraya ilk vardığımızda gece saatleriydi ve sıcaklık en az -8 dereceyi gösteriyordu. Bizler o soğukta beklemeye dayanamazken, onlar herhangi bir ısıtıcı dahi olmaksızın, betonlar üstünde naylon çadırlarda hayatlarını idame ettirmeye çalışıyorlardı. Yapabildikleri tek şey bir ateş yakıp etrafında ısınmaya çalışmak. Maalesef bu çaresizliği tarif edebilmek dahi mümkün değil.

 

WEFA, Bosna Hersek’te çadırlarda hayata tutunmaya çalışan mültecilere düzenli olarak öğle ve akşam yemeği yardımında bulunuyor. Bana da buraya WEFA ekibi ile gelmek kısmet oldu. İlk olarak sıcak yemek dağıtımını gerçekleştirdikten sonra getirdiğimiz hijyen paketlerini de burada bulunan ihtiyaç sahiplerine dağıttık. Yanımızda getirdiğimiz kışlık giysileri de mültecilerin yıkanabilecekleri yere bırakarak yardımlarımızı tamamladık.

 

Önemle söylemek istiyorum ki, bu insanlara yardımcı olmanız ve WEFA aracılığıyla bağışta bulunmanız bu insanların yaşama tutunabilmesi için çok değerli. Durum burada gerçekten vahim. Bu nedenle WEFA’ya da buradaki insanları unutmayarak yardım ulaştırdıkları ve bizlere de hayır yolu gösterdikleri için tekrar teşekkür ederim.

 

GÖNÜLLÜ SERPİL ALP

 

İYİLİKLERİNİZ DAİM OLSUN

 

İYİLİK GÖNÜLLÜLERİ ADINA